‘Kusku’ ile baslayıp biten ask!...

Medyadan Haberler

Yetkili: Koray

‘Kusku’ ile baslayıp biten ask!...

İleti Koray » Pzr Haz 03, 2012 9:45 pm

Haluk Bilginer ile Aşkın Nur Yengi ‘Cesur Kuşku’ adlı dizide iki sevgiliyi canlandırıyorlardı. Bilginer o aralar Zuhal Olcay ile evliydi. Gizli aşk evliliğe gitti ama ‘Kuşku’ ile bitti

5

Beşe Bir Yerde ekibi olarak Esentepe Hacıdan’da buluşup son günlerin en çok konuşulan magazin olaylarını masaya yatırıp tartıştık. Bazı ünlülerin kulaklarını çınlattık. Bu arada anılarımızı tazeleyip nostaljik bir yolculuk da yaptık. Ortaya yine keyifle okuyacağınız güzel bir pazar sohbeti çıktı.

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: “Gülben Ergen ile Seren Serengil kanlı bıçaklıydılar. Birdenbire birbirlerine internetten barış çubuğu uzattılar. Seren’in minik sevimli bir köpeği vardı. Hatırlarsınız bu minik köpek sık sık ekranlara gelirdi. Gülben’in adını duyunca adeta çıldırır, havlamaya başlar, etrafa saldırırdı.

UĞUR GÜNERİ: “Evet haklısın Seren’in köpeği bile Gülben’e düşmandı. Şimdi Gülben durup dururken Seren’e diyor ki seninle dondurma yemeyi çok özledim. Seren de bu laflara şöyle yanıt veriyor, ‘Ben de özledim. Bildiğim bir dondurmacı var, oraya gidelim” falan, filan...”

İDİL ÇELİKER: “Dondurma reklamı yakında geliyor demektir bu!”

NURETTİN SOYDAN: “Şu sıralar reklama çıkan köşe oluyor. Büyük paralar dönüyor. Ünlüler TV reklamlarından daha çok ve daha toplu paralar kazanıyorlar. Üstelik dizi çekimleri sabahlara kadar sürüyor. Reklam çekimlerinin süresi belli, daha düzenli.. Şimdi herkes bir reklam filmi kapmak için uğraşıyor.

VEHBİ DİNÇCAN: “Herhalde TV reklamı peşinde koşacaklar. Bir reklam filmiyle ev, villa, jeep alanlar var. İş kuranlar var. Reklam dünyasında reyting korkusu da yok. Oynadığın dizi tutmazsa gitti bütün emek ve paralar. Ve de hayaller. Tv reklamı ister beğenilsin, ister beğenilmesin, ister oynamasın sen paranı alıyorsun.

UĞUR GÜNERİ: Benim çok rahatsız olduğum bir durum var. Medya yıllardır yazdı, Gülben, Seren’in sevgilisini aldı. Yazanların hepsi bu sevgilinin kim olduğunu biliyor ama isim vermek istemiyor.

İDİL ÇELİKER: Seren canlı yayında açıklamıştı. Aynı beyefendi Seren’deki arabanın aynısını Gülben’e de alıyor. Fakat bir gün sonra o araba Gülben’den alınıyor.

UĞUR GÜNERİ: Şimdi olmuş bitmiş. Bu kavganın altındaki en büyük etkenlerden biri şuydu. Ünlü bir modacı Seren’e hamilik yapıyordu. Sonra Gülben’e hamilik yaptı. Onları arkadaş yaptı. Onlara çevre yapmaya çalıştı. Bu arada işler karıştı. Bunlar bizim sanat dünyasında ezelden beri olan şeyler..

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: Gülben’e sordular, ‘Seren Serengil ile barışmışsın hayırlı olsun’ diye . Gülben’in cevabı, ‘Ben hiç kimseyle küs değilim”. Her şekilde yorumlanacak bir cevap bu. Yani ‘Benim Seren ile bir problemim yok’ diyor. Hatırlar mısınız geçtiğimiz yıllarda Seren ve annesi Nevin Serengil Gülben’i topa tutmuşlardı.

İDİL ÇELİKER: Sevgili arkadaşlarım, hiç kimsenin yapamadığını reklamcılar yaptı. Bütün küsleri bir bir biraraya getiriyorlar.

UĞUR GÜNERİ: Seren o dönemlerde Gülben’e çok yardım ediyordu . Ünlü modacı kadar bu işin içinde bazı gazetecilerde vardı. Gülben’in de şansı yaver gitti. Aklını da çok iyi kullandı. Hülya Avşar’a laf attı. gündemden hiç düşmedi. Sürekli yerini ve şöhretini korumasını bildi.

NURETTİN SOYDAN: Hülya’da Gülben’in laflarına attığı taşlara cevap verince magazin gündeminden hiç düşmez oldu. Hülya , ‘Ben artık Gülben’e yanıt vermeyeceğim’ dedi ama iş işten geçti. Hülya’nın adı her zaman Gülben’le anılır oldu. Gülben’in boşanmasını bile Hülya’ya sordular.

VEHBİ DİNÇCAN: “Gülben, daha ünlü değilken, Seren daha çocukken yakından tanıyor ve biliyorum. Seren’in babası rahmetli Öztürk Serengil arkadaşımdı. Gülben Ankara’ya geldiği zaman bize gelirdi. Ben Ankara’dan İstanbul’a geldiğimde enteresandır, Gülben ile Seren beni misafir ederlerdi. Bunların sevgili olayları farklı yönlere çekilmeli. Sevgili var ama o sevgilinin duygusal (parasal) durumları var. Hadise zengin sevgiliyi kaptırma hadisesi. Yoksa o kadar güzel arkadaştılar ki, yedikleri içtikleri ayrı gitmezdi.Tamamen duygusal konudan sevgiliyi bahane ettiler kavgayla yolları ayrıldı. Şimdi neler oluyor? Yine bir araya geliyorlar. Yine tamamen reklam. İkisinin de reklama ihtiyacı var, o da tamamen duygusal.

İDİL ÇELİKER: Şimdi sanki bir reklam senaryosu yazıyor reklamcılar, hayata geçecek. Gönül Yazar ile Muazzez Abacı’da, Demet Akalın ile Hande Yener’de olduğu gibi. Reklamcılar oldu olacak bir de yıllardır küs gibi duran Tarık Akan ile Kadir İnanır’ı bir araya getirsinler. Dönem öyle bir dönem ki, para uğruna herkes birbiriyle barışabilir şu anda. Reklamcılar magazincileri hep pas geçiyorlar ama magazin gündemini kesinlikle iyi takip ediyorlar. Hatta medyadan daha iyi takip ediyorlar.

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: “Kadir İnanır ile Tarık Akan küs gibi durmuyorlar bir zamanlar gerçekten küstüler. Yeşilçam’da birbirlerini gördükleri zaman karşılaşmamak için yollarını bile değiştirirlerdi. Antalya festivaline giderken uçakta tesadüfen ikisini bir kareye sığdırıp çektiğim fotoğraf o zaman olay yaratmıştı. Yine tesadüf eseri Antalya’da üçümüz aynı otele düştük. Lobide otururken Kadir İnanır , ‘Gel bir şeyler içip sohbet edelim’ diyerek otelin snack barına davet etti. Biz bir masaya oturduk. Baktım barda tek başına oturan Tarık Akan bana el sallayıp selam veriyor. İkisini o onda barıştırabilsem büyük olay olacaktı. O akşam o barda Tarık’la da sohbet ettim. Yıllar sonra Kadir İnanır, Tarık Akan’ın babasının cenazesine katıldı ve aralarındaki dargınlık bitti. İnanır iki ay önce ameliyat olunca onu ilk arayıp soran da Tarık Akan oldu.

HalUK-AŞKIN EVLİLİĞİNDE

TARİH TEKERRÜR ETTİ!

NURETTİN SOYDAN: “Aşkın Nur Yengi ile Haluk Bilginer özel hayatlarını dolayısıyla evlerini de ayırdıklarını açıkladılar. Henüz boşanmasalar da ortak aldıkları bu ayrılık kararı çeşitli yorum ve dedikodulara neden oldu. Üstelik arada bir de çocukları var.

UĞUR GÜNERİ: “Başlangıç hikayeleri de çok ilginç bu aşkın. 90’ların sonunda TRT’ye çekilen bir dizide birlikte oynamışlardı. O zaman ben Hafta Sonu’nda “Yasak aşk” diye manşet yapmıştım. O dönemde Haluk Bilginer, Zuhal Olcay ile evliydi. Nitekim sonunda boşandılar ve Aşkın ile evlendiler. Aradan yıllar geçti, çocukları oldu.Acun Ilıcalı’nın ‘Benimle Dans Eder misin?’ yarışmasında Aşkın’ı görünce dedim ki bu yuvada çatlak var. Bu evlilik biter diye düşündüm içimden. Hatırlarsanız bir süre önce Erol Köse de dayak olayları hakkında bazı iddialarda bulunmuştu. Sonunda yuva yıkanın yuvası olmaz sözü bir kez daha gerçek oldu ne yazık ki.”

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: “ Haluk Bilginer ile Aşkın Nur Yengi ‘Cesur Kuşku’ adlı dizide iki sevgiliyi canlandırıyorlardı. Bilginer o aralar Zuhal Olcay ile evliydi. ‘Cesur Kuşku’nun daha ilk sahnelerini izlerken Bilginer’le Yengi arasında aşk kıvılcımları çıktığı kuşkusuna kapılmıştım. Kuşkularım daha sonra gerçek çıktı. Bilginer, Olcay’dan boşanıp Aşkın Nur Yengi ile evlendi. Evlilikleri boyunca Bilginer ve Aşkın Nur Yengi hiç bir yerde birlikte görünmediler. Belki de yürümeyen bir evliliğin ilk sinyalleriydi kimbilir?..

İDİL ÇELİKER: “Ben onları hiç birbirlerine yakıştıramamıştım. Dışarıdan bakınca ikisi de başka dünyaların insanları gibiydiler. Kadınlar hisseder ya. Çocuk olunca yürür diye tahmin ediyordum. Ama Zuhal Olcay ile yürümeyen bir evliliğin, Aşkın’la yürüyebileceğine asla inanmadım. Bu kadar sürdürmeleri bile başarı. Bu kadar sürmesini de çocuk olayına bağlıyorum. Diyorsunuz ki yuva yıkanın yuvası olmaz. Onun mantığını da açayım burada. Yuvayı kadın yıkar diye bakıyorsunuz. Erkek yuvasını bırakmasa o kadın onunla evlenebilir mi, asla. Bir kere bırakmaya meyilli olan adam demek ki her zaman bırakabilir anlamı çıkıyor. O adam yuvasını yıkıp başka bir kadına gidebiliyorsa, başka kadına da gidebilir.”

NURETTİN SOYDAN: Sanki biraz erkeklere sataşma var İdil’in sözlerinde. Bunlar hassas konular. Bence genelleme yapmamak lazım. Sanat dünyasında evliliğini dört dörtlük yürüten ünlü çiftlerde var Haluk Bilginer ile Aşkın Nur Yengi’nin iç dünyalarını bilmiyoruz. Belki de ruhen anlaşamadılar.

VEHBİ DİNÇCAN: İdil doğru söylüyor. Ben Aşkın’a döneyim yine de. Haluk Bilginer’i çok fazla tanımam. Aşkın Nur Yengi kendine has çok iyi bir insandır. Pırıl pırıl bir insandır. Ama onun baştan yaptığı yanlıştı bana göre. Arada olan kime olacak, çocuğa olacak.. Çocuk nasıl büyüyecek, kim alacak kim büyütecek? Haluk Bey’in de biraz maçoluğu varmış. Duyduklarıma göre hırı gürü fazlaymış. Zuhal Olcay zamanından biliyorduk, Aşkın’a da mı aynısını yaptı acaba diye düşünüyor insan haliyle. Bence ayrılık nedeni ne olursa olsun olan çocuklarına oldu.

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: Araya bir ‘Karakedi’ girmiş olamaz mı acaba? Çünkü kulislerde hep bu yönde yorum ve dedikodular var. Haluk Bilginer’in iyi oyunculuğu kadar çapkınlığı da hep konuşulur durur.

UĞUR GÜNERİ: Haluk Bilginer, evlilik öncesinde olduğu gibi çok parlayan bir yıldız konumunda değil artık. Bu bir gerçek. Evlilik öncesi öksürse olay oluyordu. Eski dizilerini hatırlayın. Ne kadar çok ses getirirdi. Aşkın’ın da eskisi gibi sahne ve konserleri yok. Yani acaba ikisi “Evlilik bize zarar verdi” diyerek bu kararı vermiş olamazlar mı?

NURETTİN SOYDAN: Son yıllarda ve aylarda ünlüler arasında boşanmalar sıklaştı. Buradan hareketle, evliliğin şöhreti törpülediğini düşünüyorum. İki şöhretli insanın evliliği biraz zor oluyor. Sadece Türkiye’de değil dünya da da bunun çok örnekleri var.

UĞUR GÜNERİ: Orası kesin. Yani bilinç altında eşim bana zarar veriyor duygusu var. Kadın kocası için, erkek karısı için aynı şeyi düşünüyor. Böyle bir olgu var yani. Bir de bunun üzerine bina edilen sorunlar var az önce İdil’in belirttiği gibi. Ama temelde mutlaka şu var: Eşim benim şöhretime zarar veriyor.

İDİL ÇELİKER: Zarar şu mu acaba? Şöhret artınca seçenek artıyor. Şöhret azalırken seçenek azalıyor. Birbirlerinin ilgilerine muhtaç kalıyorlar, yetmiyor mu birbirlerine gösterdikleri ilgi, bundan mı kaynaklanıyor acaba?.

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: Burcu Kara, türkücü Yavuz Bingöl ile aşk yaşıyordu. Kesin evlenecekler gözüyle bakılıyordu, ayrıldılar. Burcu Kara, Cihangir’de bir kafede tanıştığı Buğra Gülsoy ile dört aylık bir tanışmanın ardından nişanlanıp evlendi. Herkes onları ‘İdeal çift’ olarak gösterirken hiç de mutlu olmadıkları, evlerini bile ayırdıkları ortaya çıktı. İnsanlar, hele böyle şöhretli kişiler birbirlerini iyi tanımadan evlenirlerse maalesef evlilikleri yürümüyor. Şimdi Burcu Kara, mesaj dolu tweetler atıyor. Tıpkı Gülben Ergen’in Mustafa Erdoğan için attığı mesaj yüklü Tweet’ler gibi. Üstelik Gülben Ergen peşpeşe üç çocuk yaptı, O minik yavrular bile yuvasını kurtaramadı. Ergen , “Bazı kadınlar var, yuva yıkarlar” diyordu. Burcu Kara’da mesajlarında adeta bunu ima ediyor.. Aşkın Nur Yengi, ‘Beni nasıl bulup çıkardıysanız Haluk’la benim arama giren ‘Karakedi’yi de bulup çıkarın !” demiş. Zuhal Olcay’da bir dönem Aşkın Nur Yengi’yi topa tutmuş mutluluğumu elimden aldı demişti.

VEHBİ DİNÇCAN: Yıllardan beri bu işin içinde olduğumuz için biliyoruz. Bazı sanatçılar, kadınlara eski beraberliklerini söylemezler. Şöhret, ne aşkı ne beraberliği tanıyor. Hayranlarını yitirme düşüncesi ve endişesi var. İşin içinde para var. Evli şöhretlerin çoğu böyle.

İDİL ÇELİKER: Şu olamaz mı? Acun Ilıcalı belki de Aşkın Nur Yengi’ye ‘Survivor’a katıl yarış teklifinde bulundu. Kocası Haluk Bilginer izin vermemiş olabilir. Aşkın oradan belki para kazanacaktı, şöhretini daha da parlatacaktı. Bu ihtimal de yaşandı mı bilmiyoruz. Evlilikler bir şeylere kısıtlama getiriyor çünkü. Siz erkeksiniz, bunu yapmaz mısınız eşlerinize?

Türkiye Eurovision’dan ‘Can’ kazandı

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: Tam 5 aydır çeşitli spekülasyonlara neden olan Eurovision Yarışması Can Bonomo’nun 7’nci olmasıyla sonuçlandı. Daha alt sıralarda yer alsaydık herhalde Bonomo’yu topa tutarlardı. Can Bonomo yarışmada güzel bir performans sergiledi. Ancak birincilik “Euphoria” isimli şarkısıyla 372 puan toplayan İsveç’li şarkıcı Loreen’in hakkıydı ve hakkıyla kazandı. Şarkı da çok güzeldi, yorumu da süperdi. Yunanistan’ı “Afrodizyak’ adlı şarkısıyla temsil eden Eleftheria Eleftherio ise sahne şovu ve yorumu ile bana Hadise’yi anımsattı.

VEHBİ DİNÇCAN: “Can Bonomo’yu bulup çıkaranları da unutmamak gerek. Ben Can’ı yarışma için teklif eden TRT Müzik Genel Koordinatörü İsmail Güngör ile görüştüm. Güngör, ‘Önemli olan 42 ülke içinde iyi temsil edilmekti. Can en iyi şekilde temsil etti. Bu beste yarışmasıdır. Ama her şey günün teknolojisine göre yenileniyor. Her şarkının bir de hikayesi yazılıyor. Sahnede şu dakikada ne yapılacağı hesaplanıyor. Ben neticeden çok memnunum’ dedi.

NURETTİN SOYDAN: “Bence de Bonomo TRT’nin ve onu keşfedenlerin yüzünü kara çıkarmadı. Şimdi önümüzdeki yıla yine böyle yetenekli bir genç bulup şimdiden yarışmaya hazırlanmak gerekir.

İDİL ÇELİKER: “Yıllar içinde öyle hezimetlere uğradık ki, Bonomo’nun 7’nciliği beni çok rahatsız etmedi... Can, belli bir jenerasyon için farklı tarzıyla eleştirilere hedef oldu belki ama herşey gibi müzikal algı da değişiyor artık. Şahşi fikrimi soracak olursanız şarkıyı da yorumu da beğendim. Başarı kıstasına gelince, sanatta yarış olmaz aslında. Herkesin farklı beğenileri var. Müzisyen müziğini yapar gerisi dinleyicinin takdiri.. Yorumunu zaten beğeniyordum. Sadece görsel olarak fazlaca karanlık bir ıfade hakimdi...

UĞUR GÜNERİ: “Ben genç yeteneklere hep destek olunmasından yanayım. Bu yarışmadan önce Can Bonomo diye bir şarkıcının, bir genç yeteneğin olduğunu kaç kişi biliyordu. Çocuk yarışmada elinden geleni yaptı. Üstelik daha önce o yarışmaya katılmış bir çok ünlü abisinden, ablasından daha çok puan toplamasını da bildi.”

ŞAHİN BÜYÜKKAYA: “TRT, Can’a inanıp güzel bir şans verdi. O da şansını bence iyi kullandı. Bundan sonra kendi kaderini kendi çizecek. Ya işine dört elle sarılıp geleceğin iyi şarkıcılarından biri olacak ya da hiç temenni etmem ama bu kurtlar sofrasında unutulup gidecek.”

NURETTİN SOYDAN: “ Can Bonomo sempatik bir çocuk. Bence gece gezmelerine biraz ara vermeli, işine daha çok sarılmalı. Şarkıcılar da gezip eğlenecek ama gece alemine dalıp şöhretini kaybeden, hatta şarkıcılığı bırakanlar var.

VEHBİ DİNÇCAN: Yarışma sırasında gösterdiği performansı iyiydi.. Ne kadar çok para harcarsak harcayalım bu kadar güzel bir tanıtım yapamazdık. Bonomo iyi seçimdi, iyi de temsil etti. Bir konuda eleştirmiştim Can’ı. Havalara girmiş onu öğrenmiştim. Onu da gençliğine vereceğiz. Akıllı çocuk bence yanlış adımlar atmaz.

İDİL ÇELİKER:Sertab Erener Türkiye’ye birincilik getirdi.. Kimsenin Sertab’ın sesi ve yorumu için söyleyecek sözü var mı? Ama bakın Sertab bir Türk Sanat Müziği albümü yapmaya kalktı, Uğramadığı hakaret kalmadı! Bu yüzden sanatta “başarılıdır” “başarısızdır” hükmü vermek çok güç... Can Bonomo’nun yıldızının parlayacağını düşünüyorum... Son derece sempatik bir yorumcu... Doğru projelerle starların seviyesine hızla ulaşma şansına sahip. Üstelik müzikaller için de biçilmiş kaftan...

UĞUR GÜNERİ: TRT bu yarışmaya çok çok ünlü bir şarkıcıyı da gönderebilir, o şarkıcı kötü bir netice alsa ortalık karışırdı. Üstelik şöhreti ve kariyeri çizilirdi. Bu yüzden Bonomo’nun seçimi öyle bir korkuya da set çekmiş oldu. Müzikte çok yetenekli ama yeteneğini bir türlü gösterememiş binlerce genç var. Bonomo onların da bir anlamda umudu oldu.

VEHBİ DİNÇCAN: Bonomo artık müzik dünyasında kendi kaderini kendi çizecek. İyi bir ekibinin olması da şart.. TRT, Can Bonomo gibi genç bir yeteneğe şans tanıdı. Bundan sonra da TRT genç şarkıcılara, genç yeteneklere kucak açmalı.

İDİL ÇELİKER: “TRT’nin halk oylamasıyla seçtiği şarkıları, sanatçıları da gördük yıllar içinde.. Kılı kırk yardıkları halde olmayınca olmuyor. Aja Pekkan’dan Neco’ya , Hadise’ye kadar müzikal olarak rüştünü ispat etmiş isimlerle de şans denendi, ne oldu? Yani bu yıl Can Bonomo yerine Kıraç ya da Funda Arar, Hande Yener, Serdar Ortaç gitseydi sonuç değişmezdi. Kaldı ki, bu koşullarda sanatçılar da başarısızlıktan nasiplenip, yıpratılıyor.. Sonuçta bir beste yarışması, ses değil... Bizim burada ayılıp, bayıldığımız starların da amatörlerle aynı şansı taşıdığını bilince, onların gönderilmesi biraz haksızlıkmış gibi geliyor doğrusu..”

Koray
Yetkili
 
İleti: 586
Kayıt: Per Oca 12, 2012 1:23 am
Ettiği teşekkür: 727
Aldığı teşekkür: 666

Re: ‘Kusku’ ile baslayıp biten ask!...

İleti Koray » Pzr Haz 03, 2012 9:49 pm

birisi hayatını sanata tiyatroya veren kişilik ve karakter olarakta sevdiğim biri haluk bilginer diğeri ise sesiyle kişiliğiyle ve yine karakteriyle örnek bir sanatçı aşkın nur yengi ilk duyduğumdada çok üzülmüştüm çünkü birbirine çok yakışan bir aile bir sevgi bir mutluluk ve bir aşk daha bitti...

Koray
Yetkili
 
İleti: 586
Kayıt: Per Oca 12, 2012 1:23 am
Ettiği teşekkür: 727
Aldığı teşekkür: 666


Medyadan Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron