İnsanların verdiği hayat sevgidir. Niçin yalnız sana yazdığımı sorma, niçin yalnız sana geldiğimi...
Sana gelişim işte bundan. Sen aşkı anlatıyorsun, yaşatıyorsun bana. Çünkü yaşıyorsun.O sözlerin kalbinden geldiğini kalbime vuruşundan anlıyorum ben. Sözlerin değil beni sana bağlayan, O sözlerini manasına vurgunum.
Niçin mi sen?
Sen benden önce vardın, varoluşun bu yüzden. Ve sen benden sonrada varsın, sana tutunmam aşka ve varlığa duyduğum özlemden!
Sen benim sözlerimsin. Seni kalbime koyuşum bundan. Ve sen dostsun. Ruhuma sığınak ararken ...
Uzaksın,Yakınsın,Özlenensin,Ama Bugün Degil Yarın Gibi Bir Şeysin Sen...
Payıma düşen her şeyi erteledim. Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu.
Ne dün, ne bugün, ne de yarin... Hangi gün kavusur elim sana? Hangi gün gözlerin gözlerime deger? Hangi gün ellerin yüzüme dokunur? Hangi gün kokunu içime çekerim? Hangi gün yani basimda nefesini hissederim? Bugün'mü? Hayir! Yarin'mi? Hayir! Bir gün, Bir 'yarin'...
Adina ask diyorlar, gelecek diyorlar , Bana Yetmiyor !! Her şarkımda sana bir adım ...
Fransa Anayasa Konseyi Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasa tasırısını iptal etti. Habertürk'ün haberine göre; Fransa Anayasa Konseyi, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasayı iptal etti.
142 İMZAYLA GİTMİŞTİ Yasanın Fransız Senatosu'ndaki kabulü ardından Senatoda Avrupa Demokratik ve Sosyalist Birlik Grubu Başkanı Jacques Mezard'ın öncülüğüyle başlayan girişim sonucu toplam 77 üyenin imzası toplanırken, mecliste de iktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) üyesi Michel Diefenbacher'ın girişiminde 65 imzaya ulaşılarak, Anayasa Konseyine itiraz edilmişti. ...
19 Mayıs 1919 Türkiye Cumhuriyetine Atılan İlk Adım
“Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919 günü Bandırma Vapuru ile Samsun’a hareket ederken, limanda bulunan işgal kuvvetlerine ait gemilere bakarak, “Geldikleri gibi giderler” demişti.
16 Mayıs 1919 günü başlayan, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’dan Anadolu’ya yayılan, Türk halkının Bağımsızlık Savaşı, 30 Ağustos 1922′de sona erer.
600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun sonu olan Sevr Antlaşması, ardında işgal edilmiş bir yurt bırakmıştı.
ATATÜRK’ün Gençliğe Söylevi’ndeki gibi; ulusun tüm tersanelerine girilmiş, tüm ...
Yolda kalmış olanlar için ıssız dağ başlarına hanlar yaptıran, kanadı kırık yaralı kuşlar için kuş evleri imar eden, bir çiçeğin de canlı olduğunun idrakiyle onu koparmaya kıyamayan, bir ağacı budarken bile acısını hisseden insanlığın nesline bugün neler oldu? Neleri nerelerde ne uğruna yitirdi ki, öz ana babasını boynu bükük bir şekilde kapı dışarı ederken ya da bir hiç uğruna en yakınını öldürmeyi göze alabilirken yüreğinde, vicdanında bir sızı duymaz duruma geldi?
Allah'ın kulları üzerinde çok büyük nimetleri vardır ancak pek çok insan bunu düşünmez ve şükretmez. İnsanlar çoğu zaman, sahip olduklarını kaybettiğinde değerini anlar ve kıymet bilmediği günler için pişmanlık hisseder.
Sadece nefes almak dahi başlı başına bir nimettir. Böbreklerin kanı süzmesi, kalpteki kanın pompalanması, midenin yediklerimizi öğütmesi, barsakların boşaltıma hazır hale getirmesi vs... Bütün bunları kendi kendimize yapmak zorunda olsak, o zaman dünyevi hiçbirşeyle ilgilenemezdik. Çünkü yaşamımızı sürdürmek için gerekli herşeyi kontrol etmekten başka birşey ...
Evliyânın büyüklerinden ve müslümanların gözbebeği olan yüksek âlimlerden. Seyyid olup insanları Hakka dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velîlerin on beşincisidir. Muhammed Bâbâ Semmâsî ile Emîr Külâl'in talebesidir. İsmi, Muhammed bin Muhammed'dir. Behâeddîn ve Şâh-ı Nakşibend gibi lakabları vardır. Allahü teâlânın sevgisini kalplere nakşettiği için, "Nakşibend" denilmiştir. 1318 (H.718) senesinde Buhârâ'ya beş kilometre kadar uzakta bulunan Kasr-ı Ârifân'da doğdu. 1389 (H.791)'da Kasr-ı Ârifân'da Rebî'ul-evvel ayının üçünde ...
selamlar adminler, Hepinizin tanıdığı sitenizin müdavimlerinden annem asya24 sayesinde sitenizle tanışmış ve bir dönem sizlerle yoğun olarak oynamıştım...Ancak işlerimin durumundan dolayı bir süredir(uzun bir süredir) sitenizi kullanmıyorum...Bu akşam annem oyun oynarken birileri ona mesajlar atıyormuş...Bu mesajlar küfür içerikliymiş...Bana seslendi yanına gittim...Bi mesaj açıktı ve içinde ağıza alınmayacak küfürler vardı...Hani kopyala yapıştır yöntemiyle mesajı sizlere gönderemediği için benden yardım isteyecektiki birden ekran gitti ve sitede engellendiğini belirten bir yazı geldi....Şimdi annem bir arkadaşına durumu anlatmaya çalışırken ...
Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda insanlar stresli bir hayat yaşarlar. Stres, vücuttaki dengeyi bozan ciddi bir durumdur. Pek çok insanın Allah’a teslimiyeti tam manası ile yaşayamamalarından dolayı bedenlerinde oluşan bu olumsuz durum, bir süre sonra psikolojik kökenli hastalıklara yakalanmalarına neden olur. Panik atak, kalp ve mide rahatsızlıkları, halsizlik, uykusuzluk, migren, gibi hastalıklar nedeni ile bedensel olarak da hızla çökmeye başlarlar. Tüm bu hastalıkların oluşma sebebinin yalnızca stres olduğunu elbette ki söyleyemeyiz. Ancak çıkış noktalarının çoğu kez ...
Vaktiyle bir derviş, nefsi ile mücadelenin, bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınarak, varlıktan vazgeçecektir Fakat iş yamalı bir hırka giymekle olmamaktadır.Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir
Saç, sakal, bıyık, ne varsa hepsinden Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır
Berberden kendisini traş etmesini ister Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar Derviş aynadan durumu izlemektedir Basının bir kısmı tamamen kazınmıştır Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer ...