1187’den daha fazla sonuç bulundu

Geri dön

Seninle;görmeden sevmeyi öğrendim ben....


Seninle;görmeden sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi öğrendim ben.
 Hiç göremediğim ama daima hissettiğim gözlerinden bir yudum nefes alıp sana yazıyorum yine. Yürek mürekkebiyle yazılmış onca karalamaya inat seni yaşıyorum satırlarımda. Sen ve ben. İki ayrı kentin sabahında aynı güneşle uyanan iki sevdalı.  İmkansızlığın içinde, yokluğun acı nefesinde " sevgiyi " soluyan iki  yürek... Boşver be bitanesi;suyla ateşin, geceyle güneşin birbirlerini sevmesi gibi imkansız olsa da aldırma. Biliyor musun bitanesi;yağmuru dilenen kuru toprak gibi her sabah hiç bilmediğim nefesini soluyorum ben. Güneşi bekleyen kuru yaprak gibi akşam kızıllığında gelecekmişsin gibi hep seni bekliyorum. Biliyorum hiçbir zaman kapımı çalmayacak ellerin ve belki de hiçbir  zaman ellerini tutamayacağım ve ellerim avuç içlerinde terlemeyecek  belki de hiçbir zaman... Olsun ben yine de seni çok seviyorum... Bırak bu dünya bize hasret borcu olsun.Kavuşmasın sırtlarımız birbirlerine. Değmesin dudaklarımız dudaklarımıza. Sevgi bu değil mi ? Yokluğunda bile sevmeyi bilmek... Ben seni yokluğunda bile sevmeye razıyım bitanesi.. Sevgiyi yücelten bu değil midir ki zaten?...Buralara yağmur yüklü  bulutlar konuk olduğunda seni daha bir arıyorum yağmurun her damlasında  .. .Çünkü;saçlarımı ıslatan bir yağmur damlası kadar berrak olduğunu biliyorum bu sevgimizin Musluğu açıp avuç içlerime akan suyu delice içmek istiyorum yokluğunda.  Çünkü içtiğim sensin gibi geliyor,çünkü senin su kadar temiz bir insan  olduğunu biliyorum... Kana kana içiyorum;yüreğinin deryalarındaki nefesi içer gibi içiyorum her defasında....Sanki seni içiyorum kana kana.... Senden uzakta;dokunduğum herşey de ellerinin sıcaklığını arayıp duruyorum. Oysa ellerini hiç tutmadım ki !.. Ama hissediyorum işte o sıcaklığı ve o hiç bilmediğim sıcaklığı öyle çok  özlüyorum ki bitanesi..Baktığım her noktada gözlerinin derinliğindeki  umudu seviyorum... Biliyorum gözlerini hiç görmedim ama görmesem de hep seni yaşıyorum ben. Seninle yaşar gibi yaşıyorum senden uzaklarda buralarda.... Seninle;görmeden sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi öğrendim ben. Bir insan yürekten sevilince;dokunmadan sıcaklığını,tenini,nefesini,kokusunu,soluğunu hissedilebiliyormuş sevdiğinin.Ben seninle öğrendim bitanesi bunu... Seninle yürekten sevmeyi öğrendim ben.


alıntı
TeLmA
Cum Mar 29, 2013 1:33 pm
 
Foruma git
Konuya git

Kelebek ile Papatya'nın Aşkı

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini

hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış.Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde,kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış.Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış.Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış.Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye.Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş.İçinden “Ne muhteşem bir çiçek” diye geçirmiş.Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.“Merhaba” demiş papatyaya, “sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.”. Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve“Merhaba” demiş, “ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten.”
Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini,nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış.Papatya da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş.Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çoksevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış.Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaretedip de bunu papatyaya  söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan,incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatya da kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini.Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve; “Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek” demiş.Papatya buna bir anlam verememiş. “Neden” demiş. “Yoksabenim yanımda mutsuz musun?”. “Hayır” demiş kelebek. “Bilakis,sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim.”Papatya bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten.Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya “Sevi seviyorum”diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece “Bende…”diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş İçinden “Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim.Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim.” diye geçirmiş.Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş,sonra da dökülmeye başlamış.Her düşen yaprakta papatya, “seviyormuş” diye geçirmiş içinden.""""..........İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar,sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sorarmış:

 
TeLmA
Per Nis 11, 2013 10:06 am
 
Foruma git
Konuya git

Re: ''' 23 NiSAN'ın ÖNEMi...!!!

 


 


 


 


Çevik


 


 


Emeginize saglık çok güzel ve gerekli bir paylaşım....EFE adminim...


 


 


 


Şu güzel günde,ŞU 23 NİSANDA!
<br />BEĞENİ REKORU İSTİYORUZ BAYRAĞIMIZ İÇİN!!!


 


 


Dalgalan sende şafaklar gibi EY şanlı hilal


Ebediyen sana yok ırkıma yok izmihlal..!!!!!!!


 

Birsu__
Cmt Nis 13, 2013 9:31 am
 
Foruma git
Konuya git

3 Harfli nick artık alabilirsiniz.

Sitemizde 3 harfli nick alımları serbest edilmiştir.Üyelerimizin bilgisine.

Admin
Per Nis 04, 2013 11:46 pm
 
Foruma git
Konuya git

Re: ''' 23 NiSAN'ın ÖNEMi...!!!

Atatürk 23 nisan sözleri, 23 nisan atatürk sözleri- Egemenlik verilmez alınır. (ATATÜRK)- Milli egemenlik milletin namusudur, şerefidir, haysiyetidir. (ATATÜRK)- Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.- Çocuk yurdun temelidir.- 23 Nisan, karanlıktan aydınlığa kavuştuğumuz gündür. - Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onudur.- Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.- Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir.- Ulusal egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taş ve tahtlar batar, yok olur.- Türk milletinin geleceği, bugünkü çocuklarının doğru görüşü ve yorulmak bilmeyen çalışma azmi ile büyük ve parlak olacaktır.- Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.- Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar

     
Emeğinize Sağlık Efe adminim;çok anlamlı bir paylaşımmm..Teşekkürlerrr
TeLmA
Cmt Nis 13, 2013 8:41 am
 
Foruma git
Konuya git

Dostluk Sevdası....!

DOSTLUK Sevdası

 
 
Dostluk sevda gibidir kalbe yerleşir
Devlerin aşkı olur dostluk sevdası
Duygularla karışıp aşkla birleşir
İçin de saklı durur dostluk sevdası
 
 

 
 
Dostlukla gelen aşktan asla bıkılmaz
Temeli güclü olur kolay yıkılmaz
Bazen kavga olsada suça bakılmaz
Yeşermez yoksa kurur dostluk sevdası
 
 

 
 
Büyük aşklar dostlukla ilk günde başlar
Bir an şaşkınlık olur çatılır kaşlar
Biraz zaman geçince oturur taşlar
Sevince kalbi korur dostluk sevdası
 
 

 
 
Seni dostca severek kalbime koydum
Menfaat için yalan aşklar dan doydum
Geçmişte hata yaptım o zaman toydum
Sahteye darbe vurur dostluk sevdası
 
 
 
 

 
 
 
 
 

TeLmA
Cum Nis 05, 2013 7:38 pm
 
Foruma git
Konuya git

Re: Seninle;görmeden sevmeyi öğrendim ben....

çok teşekkürler, zaman ayırmış okumuşsunuz yüreğinize sağlık Okan,Koray,Asil Kan...


TeLmA
Cmt Mar 30, 2013 5:47 am
 
Foruma git
Konuya git

Re: ATATÜRK VE 23 NİSAN


 
İnsanların güçlüden yana olma kaygısıyla hemen sindigi en önemli degerlerimizn alt üst edildigi  bu zamanda; yüreklilik gösterip miLli egemenlik bayramımızın önemini anlayıp paylaştıgınız için sizi yürekten tebrik ederim CEREN...
 
 
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE............
Birsu__
Cmt Nis 13, 2013 10:12 pm
 
Foruma git
Konuya git

ATATÜRK VE 23 NİSAN


 
  ATATÜRK VE 23 NİSAN
Toprak parçası değil bu,Vatan; yeryüzünde güzide
Can eksen can fışkıracak,yemyeşil yeryüzünde
Bu toprak öyle kutsal ki,tüm Türk’lerin gözünde,
Bağımsızlık,Egemenlik,Hürriyet var sözlerinde.
 
Bir kahraman çıkacak ortaya,yön vermek için ülkesine,
Tabi kalarak elbette,hürriyet ve bağımsızlık ilkesine,
Binecek viranede olsa,ana doluya götürecek teknesine,
Son verecek ülkesinin içindeki,zor bilmecesine.
 
Toprağı uğruna can verecek,insanlarla buluşacak,
Yaşlısı genci,alevisi,sünnisi herkesle konuşacak,
Batıdan mı,güneyden mi,egeden mi,bir yerden başlayacak
Bu millet,bu toprak,elbette bağımsızlığı yaşayacak.
 
Eserinin temelini yavaş,yavaş sağlam atacak,
Çatısı en güzel olsun diye,çok,çok güzel çatacak
Ve son sayfası geldiğinde eserinin altına imza atacak,
Ortasına bir gönder dikecek,şanlı bayrağımı asacak.
 
Çatısını çattı,imzasını attı,tüm dünyaya onaylattı,
Laiklik dedi,Egemenlik dedi,Cumhuriyeti anlattı,
En son emeli ise T.B.M.Meclisini kurmaktı,
Emeline erdi,kurdu meclisi,halkına yönetimi devretti.
 
Toplandı meclis 23,NİSAN,1920 de,seçildi cumhur,
Kararlar alındı o mecliste,ülke için büyük bir gurur,
Bayram ilan edildi,Mecliste,karar çoğunluğundur,
Bu bayram onların olsun,Çünkü gelecek çocuğumuzundur…
  
                                                   Şiir  :  Selahattin ÖLMEZ
                           Sunum  :  Ceren
Ceren
Cmt Nis 13, 2013 9:49 pm
 
Foruma git
Konuya git

Yine Es Geçildi Yaralarım..


 
Söylesene ey tuzu kendinde saklı yaralarım,
Hangi hüzzam şarkısının Unutulan sözleriydim ben.
Hangi makamda recm edildi cümlelerim ?
Ey nemini kirpiklerinde saklayan yaşlarım
Söylesene..

Sen kendini öldürmeye yeltendikçe
Daha kaç satırın katline soyunacağım ben.
Sen siyahı üzerine bir bahar diye giydikçe
Hangi nehir kirli yüzüme yataklık eder de
Temize çekerim kundaktaki çocuğumu..
Bu kaçıncı sabah, Bu kaçıncı gün,
Topuk seslerinin aceleci sesinin
Yarı uyanık uykularıma denk gelmeyişi.
Nasıl bir boşluktur ki bu,
Adımın tek bir harfinin o boşlukları dolduramayışı.
Suskunluğunun orucunu bozmaya niyetleniyorum.
Bir günah düşüyor perdelerime.
Boylu boyunca yatırılıyorum musallaya.
Kalkmak isterken,
Toprağın yüreğine düşürülüyorum.
İç ceplerimde saklı duran
Fotoğraflarından sorguya çekiliyorum.
Hükmü ne olursa olsun,
Ben senli hayata hediye edileceğim biliyorum.
Cümlelere sığmıyor artık özlemin.
Bir nehir taşıyamıyor artık senli harfleri.
Akıbetini bilmediğim bir ömrün içinde
Bir paranteze sığınsa da adlarımız,
Sevdaya dahil edildi yaralarımız.
Yara dediğime bakıp
Hemen gözlerine hüznü perde etme.
Bizdeki yara mutluluktur sevgili.
Ki biz bu sevdayı acıdan doğurmadık mı ?
Soğuk bir kış gecesinin sabahında
Es geçilse de yaralarımız,
Bir dirhem umut,
Bir avuç huzurla mutlu olacaktır yarınlarımız..
ismail Sarıgene


TeLmA
Pzr Nis 14, 2013 10:51 am
 
Foruma git
Konuya git

Güncel haberleri takip ediyormuyuz??

Güncel haberleri takip ederken mesela hangilerini gördünüz...
 
AB'ye göre PKK artık TERÖRİST değil "AKtivist" Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin raporunda “Türk halkı” ve “PKK terörizmi” ifadeleri çıkarıldı.
BDP: Türkiye Ermenilerden özür dilemeli...Türkiye’yi tarihle yüzleşmeye, kendi geçmişiyle hesaplaşmaya ve büyük acılar yaşayan Ermeni halkından özür dilemeye çağırıyor, yeni acılar yaşanmaması umuduyla Ermeni soykırımı kurbanlarını saygıyla anıyoruz." 
 
ÖCALAN'IN UZATTIĞI ELİ HAVADA BIRAKIRSAK BUNUN VEBALİ ALTINDA KALIRIZ..
Akil kadın Nihal bengisu AKİT gazetesi yazarı..
 
 
 

Ermeni Kiro Manoyan “Ermeni toprakları bugün Türkiye’nin elinde. Yarın Kürtlerin eline geçerse onlardan geri isteriz” dedi.
 
 
 
BAKIN ŞEHİT ANNESİ NE DİYOR : "ÖCALAN BİZİM CİĞERLERİMİZİ SÖKTÜ, CANIMIZI ALDI. BİR ANNE İÇİN CİĞERSİZ KALMAK NEDİR BİLEN VAR MI? ANALARI CİĞERSİZ BIRAKAN TERÖRİSTLERLE HELALLEŞİN DİYENLER, HİÇ ŞEHİT VERDİLER Mİ?" Diyen TÜRK annesine TÜRKİYE CUMHURİYETİ başbakanın cevabı:3 5 çapulcu bunlar ..SÜreç devam edecektir..
 
TÜRK bayragı ve TÜRK milleti kavramları sorgulanıyor degişmelidir noktasına gidiliyor.........
 
Sizler daha neleri görüyorsunuz ve nasıl yorumluyorsunuz.
Oyun başladı arkadaşalr piyonlar devrede bize düşen varlıgımızn nasıl bir tehlikede oldugunu görmek...
 
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...!!!!!!!!!!
 
 

 
 
 

 
Birsu__
Pzr Nis 14, 2013 12:20 pm
 
Foruma git
Konuya git

Re: Güncel haberleri takip ediyormuyuz??

TÜRK bayragı ve TÜRK milleti kavramları sorgulanıyor degişmelidir noktasına gidiliyor.........


    Emeğine yüreğine sağlık canım . 


 

ZiCan
Pzr Nis 14, 2013 1:36 pm
 
Foruma git
Konuya git

Re: Güncel haberleri takip ediyormuyuz??

Birsuuu süper tespitler yapmışsın emeğine sağlık canım..
Korkarımki yarın diğer etnik kökenlerde diceklerki bizler elimize silah almadığımız bebek katili olmadığımız içinmi bizimle anlaşmaya oturulmuyo bizlere özerklik verilmiyo? Bizlerdemi silaha sarılalım katil olalım yakalım yıkalım sonrada biz kardeşiz diyelimm???
 
 
 
 
 
TeLmA
Pzr Nis 14, 2013 4:37 pm
 
Foruma git
Konuya git

Akillere Bir Çağrı...

 
 
 
Akillere Bir Çağrı...
Tamam...
Dolanıp “barış, sevgi, demokrasi” dersiniz...
*
Ama biraz aklı olan, adalet olmadan barışın ve demokrasinin olamayacağını bilir...
*
Ülkenin Genelkurmay Başkanıİlker Başbuğve silah arkadaşları“Silahlı terör örgütü” kurmaktan hapiste...
Dünya çapındaki bilim adamımız Prof. Mehmet Haberal hapiste...
Gazeteciler hapiste...
Yazarlar, aydınlar hapiste...
Gidip “demokrasiden” söz ettiğiniz insanların seçtikleri milletvekilleri hapiste...
Sendikacılar, öğrenciler, akademisyenler, sivil toplum liderleri hapiste...
Tümü 4-5 yıldır tutuklu...
Yani haklarında hüküm olmadan ceza çekiyorlar...
*
Yetmedi...
Türkiye bir hapishane...
Baskı, tehdit, korku...
*
Eğer iktidarın kullandığı insanlar değilseniz...
Eğer gerçekten ülkede demokrasi, barış, hukuk istiyorsanız...
Eğer BM’nin, AB’nin, dünya basın örgütlerinin, AİHM’nin, elin, âlemin, yabancının duyarlılığının birazı dahi varsa sizde...
Eğer ülkemizin yaşamsal sorunlarını biraz olsun hissediyorsanız...
Eğer gerçekten biraz olsun “akil” iseniz...
(.........)
Durdurmaya çalıştığınız dağdaki terörün, aşağıda iktidar eliyle sürdüğünü görmezlikten gelmeyin...
*
Sizden “barışı, sevgiyi, demokrasiyi, hukuku” insanlara anlatmanızı isteyen o kişiye dönüp isteyin:
Hukuku isteyin...
Adaleti isteyin...
Vicdanı isteyin...
İnsanlığı isteyin...
Kine, intikama, yok edişe karşı çıkarak, önce adam gibi devleti geri isteyin...
*
Aranızda yıllardır sevdiğimiz insanlar var...
İktidara yapışmışlara, çıkarı olanlara, nemalananlara kanmayın...
Akil insanların en çok sahip olmaları gereken hakkaniyet duygusu ve cesaret varsa sizlerde, korkmayın dönüp söyleyin...
*
Yok eğer bir gariban anneyi bulup boynuna sarılarak fotoğraf çektirmekse işiniz... Ve bir büyük,  günahı perdelemekse göreviniz...
Ben size söyleyeyim:
Sokağa çıkmayın...
Çıkamazsınız...
TeLmA
Pzr Nis 14, 2013 6:20 pm
 
Foruma git
Konuya git

Re: Milletin adı Türk Milleti Devletin adı Türkiye....

Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir…


 


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.........


 


Emeginize saglık abicim............

Birsu__
Pzr Nis 14, 2013 10:25 pm
 
Foruma git
Konuya git

Milletin adı Türk Milleti Devletin adı Türkiye....

Bilenler bilir ben bilmeyenler için yazacağım;
“Türkiye Devleti” tarihte ilk defa “Türkiye Cumhuriyeti” için kullanılmış değildir. Tarihteki ilk “Türkiye devleti ” Memluklular’”dır ve o devlet de 12. yüzyılda kurulmuştur. Yani bu günden dokuz asır önce. Adı da “Devlet-i Türkiyye”dir.
Demek ki devletimizin dokuz asır öncesinden bu günkü adı varmış.
Bugün de aynı ada sahibiz ve bu adı sonuna kadar da koruyacağız. Pkk istemiyor diye “T.C. “adının aşağılanmasına veya ortadan kaldırılmasına da izin vermeyeceğiz. Bir hafta içinde milyonlarca kişinin internet adının başına T.C. eklemesi de bu kararlılığın ifadesidir ve hiç bir uyduruk anket ile de saklanamayacak kadar gerçektir.
Türk adı ise çok daha eskidir ve Göktürk’lere kadar gitmektedir. Yani milletin de adı vardır. Hem de çok daha eskiden.
Bugünlerde ise kimileri milletin adını söylememek için epeyce gayret sarf etmekte ve o adı bir türlü telaffuz edememektedir.
Konuşmalarda sıklıkla “Bu millet” ifadesi kullanılmaktadır. —Kürdüyle Lazıyla,çerkeziyle bu millet. İfade aynen budur.
İnsanın hemen soru sorası geliyor;
— Ya kardeş bu milletin adı ne ? — Söyledik ya hemşerim bu millet ? — Peki bu diye bir isim var mıdır ? —……(yani hık mık cevabı) Açıkçası söylemeye dilleri varmamaktadır.
Şimdi onların veremedikleri cevabı ben vereyim; Bu milletin adı “Türk Milletidir” Türk milleti de etnisiteye dayanan bir olgudan çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bir kere “Türk milleti” kavramı sosyolojik bir vak’adır ve mensubiyet şuurunu ifade etmektedir. Yani mesele insan beyninde oluşan bir gönül bağıdır. O bağ da öyle kolayca silinebilecek bir bağ değildir.
Konuyu biraz daha açayım;
Şimdiki süreçte tasarımlanan “yarınki Türkiye” konusunda da bir iki cümle sarf edeceğim;
Oyunun kurucuları Türklüğü 28 etnik kimlikten biri olarak tarif etmektedir. Üstelik o söyledikleri 28 etnik kimliğin yarıdan fazlası da “Türk ağacının yan dallarından ibarettir” Yani aynı köke bağlıdır.
Galiba bu tanım Sovyet zamanındaki Sovyet halkları tanımı gibidir. Veya bende o izlenimi uyandırmaktadır.
Bilindiği gibi Ruslar Türki milletleri boy isimleri ile anarak “Türk Milli kimliğinin” oluşmasını engellemek istemiştiler. Kimlikler,Özbek,Kazak,Kırgız,Azeri,Türkmen,Tatar gibi boy isimlerine bölünmüştü. Sovyet İmparatorluğunda Rus asıllıların “büyük ağabey “olmaları böyle sağlanmaktaydı yani. Bütün bunları yaparken de o milletlerin hepsinin kafalarını votka ile bulandırmışlardı. Kimliğinde Türk yazanlar ise sadece Ahıska Türkleriydi.
Kısaca Sovyetler cambaza baktırmak yerine votka ile milletleri uyutmuşlardı. Sonuçta o votka da zulmün bitmesini engelleyemedi.
Şu an Türkiye’de kurgulanan oyunda ise metot biraz daha farklıdır; Bir kere bu kurguda votka yoktur. Votkanın yerini tvler almıştır. Yukarıdaki propagandalar televizyonlarda sabah akşam devam etmektedir. Bu oyunun rejisörlerinin Türkiye’de olduğuna da ben asla inanmıyorum. Bu süreçte istenen 28 etnik kimliğin teker teker tanınması ve İslam kimliği altında bir arada tutulmaya çalışılmasıdır.
Bizce bu ham hayaldir. Ve o parçalanan kimliklerin İslam potasında eritilmesinin mümkünü de yoktur. Bu noktada da bölünme ve parçalanma riski mevcuttur. Hem de az bir risk de değildir.
Hepsi aynı dili konuşan; Hepsi de İslam olan Arap milletinin bir yığın devletçiğe ve şeyhliğe bölünmüş yapısı da bunun en açık delilidir.
Bizim düşüncemize göre ise etnik kimliklerin teker teker tanınması ülkede yeni milli kimlikler oluşmasına yol açacaktır. Bu oluşum bizce bölünmeden başka bir şey değildir. Hatta bölünme ve parçalanmadan çok daha fazlasıdır.Adeta atomize olmak gibidir. Bilim atomu parçalamayı keşfetmiştir ama “o parçalanan atomları bir araya getirecek bir metot” henüz icat edilmemiştir. O parçalara ayrılmanın da tek bir sonucu vardır; O sonuç da berhava olmaktır.
Mehmet Sayın
Hacegan__
Pzr Nis 14, 2013 9:52 pm
 
Foruma git
Konuya git

Şehit Ailesi Yok Terörist Ailesi var..

Şehit ailesi yok             terörist ailesi var
Akan kan dursunmuş...
Gören de akan kandan şikayetçiler, üzülüyorlar sanacak...
Soralım o zaman bu açılımın arkasındakilere, meclistekilere:
Aranızda şehit ailesi olan bir milletvekili var mı?
Yok değil mi!..
Çünkü milletvekilinin, bakanın, kodamanların çocukları şehit olmaz...
O halde akan kandan muzdarip olan bir parlamentomuz yok.
Ama o parlamentoda teröristlerin aileleri var.
Ölü teröristlerin aileleri de var.
Gördünüz mü siz meclisi?
Şehit ailesine kapalı terörist ailesine açık bir meclis.
Kürt açılımını bu meclis yapmayacak da kim yapacaktı...
Bu aydın sürüsünü             hiç şehit cenazesinde gördünüz mü?
Bir de Potamyalının sürüsü var elbette...
Hepsi barışçı, akan kan dursuncu.
O sanatçı tayfasından biri Başbakan’ı aramış, tam destek vermiş...
Tek derdi varmış, bu ülkenin genç evlatları ölmesinmiş...
O sanatçının veya başka bir sanatçının, o çok içli, çok duygusal, insan  sevgisiyle dolu, barışsever sanatçılarımızın, aydınlarımızın bugüne  kadar hiç Genel Kurmay’ı aradığını duydunuz mu?
Mesela o sanatçı hiç bir şehit asker için komutanları arayıp ‘üzüntünüzü paylaşıyoruz’ demiş midir?
Ya da bu ülkenin gençleri ölmesin diyen o sanatçı bugüne kadar bir şehit anasını aramış mıdır?
Bugüne kadar siz hiç bir sanatçımızı şehit cenazesinde gördünüz mü?
Kürtçe şarkı söyleyen dillerin bir kez olsun şehitler için bir türkü yaktığını gördünüz mü...
Göremezsiniz...
Çünkü meclistekiler gibi bunların da ne ailelerinde ne yakınlarında şehit asker yoktur...
Ama çevrelerinde terörist çoktur.
Şehit ailelerinin karşısına çıkın
O halde ne yüzle şehitler adına çıkarlar ortaya?
Şehit ailelerini çağırın karşınıza...
Potamyalı korkmuyorsa 3 bin asker şehidimizin annesini, babasını alsın karşısına...
Anlatsın ne istediğini ve destek istesin.
Alabilir mi o desteği?
Ama en başta askerlere şehit olma emrini verenler çıkmalı ortaya.
Yani komutanlar, başkomutan...
Başkomutan kendi şehidinin anası ile teröristin anasını bir görmüyorsa susmamalı...
Susmamalı çünkü o askerlerin vebali üzerindedir.
Başkomutan da alsın 3 bin şehit anne ve babasını karşısına..
Desin ki...
Biz yıllardır PKK ile savaştık ama vazgeçtik artık...
Sizlere oğlunuzun kanını yerde bırakmayız diye söz vermiştim ama akan kan dursun diye bu sözümü tutamayacağım...
Hakkınızı helal edin...
Evet helallik istesinler anne babalardan bakalım şehit anası hakkını helal ediyor mu...
Bir de insanlardan bundan sonra askere evlat göndermesini istemeyin...
Şehit ailesi olmak zor.
Ne arayanınız olur ne soranınız...
Devletiniz size oğlunuzun mezar taşıyla başbaşa bırakır.
Teröristle oğlunuzu bir kefeye koyar.
Bir de buna katlanmak zorunda kalırsınız...
İstiklal Marşı’nı da değiştirin
Potamyalılar ve Potamyacılar.
Tarih kitaplarını da değiştirin...
Çanakkale’de boşuna ölen askerleri yazın...
Kurtuluş Savaşı’nı hiç vermeseydik, askerlerimiz yaşardı deyin...
Türkiye’nin adını bile değiştireceğinize göre İstiklal Marşı’nı da değiştirin.
Biz Potamyalıyız bu sözler bize göre değil deyin:
Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı
. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
TeLmA
Pts Nis 15, 2013 11:31 am
 
Foruma git
Konuya git

Canım Çok Acıyor,

 


 

Senem
Cmt Nis 13, 2013 1:58 pm
 
Foruma git
Konuya git

Atatürk olmasaydı Ne Olurdu.?

Atatürk olmasaydı cumhuriyetçi laik ve bağımsız bir Türk milleti de
varolamazdı.

Atatürk olmasaydı, Çanakkale Zaferi olmazdı.Çanakkale Zaferi olmasaydı İngiliz, Fransız, Ruslardan oluşan itilaf devletleri, savaşı planladıkları üzere en çok 17 ayda zaferle bitirir. Rus çarlığı haşmetle sürer, İstanbul - Boğazlar Rusların eline geçer, Sevr antlaşmasının şartları gerçek olurdu. Trablusgarp ve Balkan harpleri yenilgilerinden sonra morali sıfır benliği yok olmuş ezik ve bitik Türklük için destan devri kapanır. Dünyanın hiçbir esir milletinde emperyalizmin baskısı altında, milli kurtuluş fikri oluşamaz ve hareket gelişemez. Çarlık Rusya yıkılmasaydı Orta Asya ve Kafkasya’daki Türkler kısa süreli de olsa bağımsız devlet kuramazdı.Çanakkale savunması dominyon sömürgelerde bağımsızlık ve haysiyet şuurunu uyandırdıAtatürk olmasaydı orduyu politika dışında tutmak mümkün olmazdı. İkinci büyük Millet Meclisinde bu prensip tatbik edildi. Bu durumda olanlar ya asker ya Milletvekili oldular. Atatürk olmasaydı üzerinde çağın damgası olan hiçbir hareket ve müesseseyi maziden koparıp kuramazdık. Ya hep ya hiç aydınlığını onda bulduk Milliyetçilik duygusundan yoksun kalmaya devam edecektik. Atatürk olmasaydı, Türkiye zamanın şartları içinde Bolşevik rejimini kabul edebilirdi. Atatürk olmasaydı, kadın hak ve hürriyetleri öteki işlam ülkelerinin şartları içinde kalacaktı.Atatürk olmasaydı, Devlet, hayat idare-i maslahat (yaşanılan günü kurtarma) Maslahat-amiz illetinden kurtarılamazdı.Atatürk olmasaydı, Kurtuluş mücadelesi süreci içerisinde gerçek hürriyet ve istiklâllimizi imkansız kılan tatbik, safhasındaki bütün dünyanın Ermenilerle ilgili almış olduğu kararı hak-adalet-tarih hakikatleri içinde lehimize sonuçlanması asla mümkün olmayacaktır. Atatürk olmasaydı, sanat ve sanatçının değeri bugünkü değerine gelemezdi. Toplum içinde sanatkarı özlenen mevki, makamların üstünde görmek ve bunu tescil ettirmek o günlerde ancak ona has bir özellikti. Atatürk olmasaydı bizler ve bizden sonrakiler, şahsi tercihini bir tarafa iterek, milleti için değişmesi şart bir çağ sanatı anlayışı adına fedakarlık örneği gösteremezdi. Atatürk olmasaydı, bizi benliğimize kavuşturan gerçek tarihimizden de cehaleti yenmek için tek dayancımız olan Türk alfabemizden mahrum kalırdık. Atatürk olmasaydı, bugün ülkemizdeki hümanizm kuruluşları ya hiç olmaz, olsalar bile yasal statüyü koruyamaz, içe açık dışarı kapalı kalmaya mahkum ve mecbur olurduk. Milletin imkanlarının devlet hayatında daima göz önünde tutulması, lüks- gösteriş-şatafattan uzak, aynı zamanda vakarlı haysiyetli- zevkli, güzel-asil-cazibe olabilme yapısı devlet varlığına hakim onunla beraber gelmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun kaybettiği topraklar üzerinde bağımsız ve manda ferliği kabullenmiş 13 Devlet kurulur. Atatürk sayesinde bunlar ile “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesine uygun olarak dostluklar kuruldu. Atatürk olmasaydı, yaşanılan şartlar ne olursa olsun, İstiklal ve hürriyet için açıkça ifadesi şart gayeleri devlet literatürüne girmeyecekti. Atatürk olmasaydı, din ve maneviyatı akıl ve mantıkla böylesine bağdaştıran bir başka insan bulamazdık. Atatürk olmasaydı, ülkemiz ve milletimiz üzerinde asırlarca oynanmış haksız, ahlaksız senaryoların tortularından kurtulamazdık. Atatürk olmasaydı, Türk milleti için kusur olarak gösterilen haksız-yersiz-kasıtlı- mantıksız iddia ve kanaatler sonuna kadar yerinde kalacAKTI.

 
 
TeLmA
Sal Nis 16, 2013 12:54 pm
 
Foruma git
Konuya git

Re: Atatürk olmasaydı Ne Olurdu.?

Bugünlerde hepimizin çok iyi bilmesine rağmen yine de çok sık ve özümseyerek okumamız gereken iki yazı.Bir insan ancak bu kadar ileri görüşlü olabilir.Cumhuriyet'in tüm nimetlerinden yararlanıp ta
Atatürk'ü yok sayanlar lütfen siz de okuyun!!!
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927
TeLmA
Sal Nis 16, 2013 1:20 pm
 
Foruma git
Konuya git
cron